Çanakkale Sadece Milletimizin Değil, Tüm İslam Aleminin Parıldayan Bayrağıdır

Genel Gündem
183 okunma
18.03.2015

Bugün, 100. yıl dönümüne eriştiğimiz Çanakkale Zaferi, askeri ve siyasi başarının yanı sıra vatan sevgisi ve şahadet şerbetiyle yoğrulmuş bir kahramanlık destanıdır.
 
Çağlar boyunca aziz milletimizden başka kimseye nasip olmayan bu yiğitlik destanı, yeniden uyanışa, şahlanışa ve yeniden yükselişe işaret olarak kabul edilmiştir.
 
Çanakkale’de, Allah yolunda, din, iman, vatan, bayrak, hak ve mukaddesât adına gözünü kırpmadan savaşan milletimiz, çağın en modern silahlarına karşı, inancın yiğitliğe dönüşünü temsil etmiştir.
Yüce Rabbimiz Âl-i İmrân Suresi’nde, “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar.” buyurmaktadır.
 
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) ise, “Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya bir daha dönmeyi arzu etmez. Ancak şehit bunun dışındadır. O cennette gördüğü yüksek itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.” şeklinde buyurmuşlardır.
 
Bundan tam 100 yıl önce de aziz milletimiz, İ’lâ-yı kelimetullah için mücadele ederek, yüce dinimiz için canını feda etmiştir. Onlar bu vatan için şehabet şerbetini içmiş ve dinimizin izzeti şerefini korumuştur.
 
Çanakkale’de inanç dersi veren kahraman Mehmetçik, Şehadetleri dinimizin temeli olan ezanlarımızı susturmamak için yokluk ve imkânsızlıklar içerisinde kahramanca çarpışırken, hiçbir şekilde geri çekilmeyi düşünmemiştir.
Milletimiz, Çanakkale’de toprağı kanı ile sulayarak, “Toprak eğer üstünde ölen varsa vatandır” düsturunca Anadolu’yu vatan toprağı haline getirmiştir.Çanakkale’de bir güneş gibi parıldayan aziz milletimiz, bir hilal uğruna gözünü kırpmadan mücadele etmiştir.
Ancak unutmamak gerekir ki;
Çanakkale sadece aziz milletimizin değil, tüm İslam âleminin parıldayan bayrağıdır.
Çanakkale, Anadolu’dur. 
Çanakkale, Şam’dır. Bağdat’tır.
Çanakkale Filistin’dir. Beyrut’tur. 
Çanakkale, Kahire’dir. Kosova’dır.
Çanakkale Üsküp’tür, Saray-Bosna’dır.
 
Bir millet olarak bugün bize düşen ise, Şam’ın Bağdat’ın, Filistin’in, Kahire’nin, Üsküp’ün ve Bosna’nın bayrağını yere düşürmemektir.
 
Bize düşen al bayrağı kanıyla sulayan şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkmaktır.
Bize düşen Çanakkale’nin ruhunu gelecek nesillerimize aktarmak ve İstiklalimizi korumaktır.
Unutulmaması gerekir ki, Çanakkale ruhuna sahip bir milletin başarısızlık gibi bir lüksü yoktur.
Bu düşünceler ile zaferin 100. yıl dönümünü kutluyor, bu toprakları Çanakkale’de içtikleri şehadet şerbetiyle vatan yapan kahraman yiğitlerimizi Rahmetle ve saygıyla anıyorum.